Odasını Toplayan Çocuk

Bir zamanlar sıcacık bir evde yaşayan Umay adında neşeli bir çocuk vardı. Umay oyun oynamayı çok severdi ama oyun bittikten sonra oyuncaklarını toplamayı hiç sevmezdi. Oyuncak ayıları yerde uyur, arabaları halının üstünde yarış yapmaya devam eder, kitapları ise yastığın altında saklambaç oynardı.
Bir akşam annesi kapıdan gülümseyerek baktı ve yumuşacık bir sesle söyledi:
“Umay odanı toplarsan odan sana küçük bir sürpriz yapabilir”
Umay gözlerini kocaman açtı ve merakla sordu:
“Odam bana sürpriz mi yapacak gerçekten mi”
Annesi sadece göz kırptı ve cevap vermeden kapıyı kapattı. Umay biraz düşündü ama sonra yine oyuncaklarıyla oynamaya devam etti.
Ertesi sabah uyandığında odası yine çok dağınıktı. Oyuncaklara basmadan yürümek bile zordu. Umay biraz durdu ve kendi kendine fısıldadı:
“Acaba odamı toplarsam gerçekten sürpriz olur mu”
Merak ağır bastı. Umay yavaşça oyuncaklarını toplamaya başladı. Peluş ayısını yatağına koydu, arabalarını kutusuna dizdi, kitaplarını tek tek rafına yerleştirdi. Topladıkça içi ısındı, yüzü gülmeye başladı.
Tam her şey bittiğinde odası tertemiz olmuştu. O anda pencerenin kenarından içeri minik, parlayan bir ışık süzüldü. Umay şaşkınlıkla fısıldadı:
“Bu da ne”
Işık pır pır etti ve minik bir ses duyuldu:
“Merhaba Umay ben düzen perisiyim temiz odalara gelirim”
Umay heyecanla yaklaştı:
“Gerçekten mi benim odama sen mi geldin”
Peri neşeyle döndü:
“Evet çünkü sen odasını toplayan bir çocuk oldun”
Umay etrafına baktı. Odası sanki daha parlak, daha mutlu görünüyordu. Oyuncakları bile yerlerinde dururken gülümsüyor gibiydi.
Peri yumuşak bir sesle konuştu:
“Odasını toplayan çocukların kalbi de odası gibi ferah olur”
Umay derin bir nefes aldı ve mutlu bir şekilde gülümsedi:
“Ben bu duyguyu çok sevdim artık hep odamı toplayacağım”
O günden sonra Umay oyun oynadıktan sonra oyuncaklarını tek tek yerine koydu. Arkadaşları geldiğinde odasında rahatça oyun oynadılar, annesi ise onunla gurur duydu.
Bir gün annesi Umay’a sarılarak şöyle dedi:
“Sen artık odasını toplayan çocuk oldun”
Umay gülerek cevap verdi:
“Ve odam bana her gün küçük mutluluklar veriyor”
Ve böylece Umay'ın odası hep düzenli, kalbi ise hep neşeli kaldı. Çünkü o artık biliyordu ki odasını toplayan çocuk olmak, küçük bir sihir gibiydi.
