Bulut ve Huysuz Rüzgar Masalı

Bulut ve Huysuz Rüzgar Masalı Oku

Bir varmış bir yokmuş, gökyüzünün yumuşacık maviliğinde Pofuduk adında küçük, bembeyaz bir bulut yaşarmış. Pofuduk, aşağıdaki çocuklar onu tavşana, dondurmaya, kalbe benzetince çok mutlu olur, sessizce şekilden şekle girermiş.

Aynı gökyüzünde, herkesin biraz çekindiği Huysuz Rüzgar da yaşarmış. O esmeye başlayınca kapılar çarpar, şapkalar uçar, çamaşırlar savrulurmuş. İnsanlar hemen, “Aman pencereyi kapat, rüzgar girdi!” dermiş.

Huysuz Rüzgar bu sözlere alınır, daha da sinirlenirmiş.

– Kimse beni sevmiyor! diye homurdanırmış. – Oysa ben olmasam yapraklar nasıl dans eder, uçurtmalar nasıl uçar?

Günlerden bir gün, Pofuduk kasabanın üzerine gelmiş, kendini çocuklar için kaydırak şeklinde uzatmış. Aşağıdan bir çocuk,

– Bakın, gökte bulut kaydırak var! diye sevinmiş.

Pofuduk tam gururla kabarırken uzaktan tanıdık bir uğultu duyulmuş: “Vuuuv, vuuuuv…” Huysuz Rüzgar hızla yaklaşıyormuş.

– Yol ver bana, acelem var! diye bağırmış. – Dağların arkasındaki sisleri dağıtacağım.

Pofuduk korkuyla,

– Biraz yavaş esemez misin? Çocukların saçlarını darmadağın ediyorsun. demiş.

Huysuz Rüzgar sinirlenmiş:

– Ben rüzgarım, işim esmek! Huysuzsam sana ne! deyip öyle bir esmiş ki Pofuduk bir anda parçalanıp gökyüzünün kenarına savrulmuş. Çocuklar başlarını kaldırdığında kaydırak bulutu göremeyince üzülmüşler.

Akşam olunca Güneş batmaya hazırlanırken Pofuduk’u dağların ardında saklanmış bulmuş.

– Küçük bulut, neden buradasın? diye sormuş. – Bugün çocukların üzerine hiç gelmedin.

Pofuduk iç çekmiş:

– Huysuz Rüzgar beni dağıttı. Ondan korkuyorum. demiş.

Güneş yumuşak bir sesle konuşmuş:

– Rüzgar bazen serttir ama görevi önemlidir. Belki de kimse onunla güzelce konuşmadığı için huysuz. Yarın kalbini dinleyip onunla konuşmayı dene. Belki birlikte gökyüzünü daha da güzelleştirirsiniz.

Pofuduk o gece yıldızların arasında uyurken, “Yarın cesur olacağım,” diye söz vermiş.

Ertesi sabah gökyüzü yine masmaviymiş. Uzaklardan hafif bir “vuuv” sesi gelmiş. Huysuz Rüzgar, bu kez daha yorgun esiyormuş. Pofuduk kaçmak yerine ortada beklemiş.

– Huysuz Rüzgar, durur musun? Seninle konuşmak istiyorum. demiş.

Rüzgar şaşırmış.

– Herkes benden kaçarken sen neden sesleniyorsun? diye sormuş.

Pofuduk cesaretini toplayıp,

– Dün beni çok sert ittin. Dağıldım, çocuklar da üzüldü. Ben oyun oynamayı seviyorum, sen ise hep kızgın gibisin. Neden? demiş.

Huysuz Rüzgar bir süre susmuş, sonra içindeki sırrı fısıldamış:

– Çünkü kimse “İyi ki rüzgar var,” demiyor. Hep beni suçluyorlar. Böyle olunca ben de daha hızlı esiyorum.

Pofuduk gülümsemiş:

– Belki de seni yanlış tanıyorlar. İstersen bugün farklı bir şey deneyelim. Sen bana nazikçe üfle, ben şekilden şekle gireyim. Sonra beni tarlaların üstüne taşı, biraz yağmur bırakayım. Çiçekler ve ağaçlar sana teşekkür eder.

Huysuz Rüzgar merak etmiş:

– Deneyelim bakalım küçük bulut. demiş.

Önce hafifçe esmiş. Pofuduk uzun bir ejderhaya benzemiş. Çocuklar gökyüzünü gösterip,

– Ejderha bulut! diye gülmüşler.

Sonra Rüzgar başka bir yönden nazikçe üflemiş. Pofuduk bu kez üç top dondurmaya benzemiş. Çocuklar,

– Vanilyalı, çilekli, çikolatalı bulutlar! diye sevinmiş.

Huysuz Rüzgar’ın içi ısınmaya başlamış. İlk kez, bağırmadan da sevilmenin mümkün olduğunu hissetmiş.

Bir süre sonra Pofuduk ağırlaşmış.

– Şimdi beni tarlaların üzerine götür, demiş. – Susamış çiçekler bizi bekliyor.

Rüzgar onu dikkatlice tarlaların üzerine taşımış. Pofuduk içindeki damlaları bırakmış; yumuşak bir yağmur başlamış. Toprak mis gibi kokmuş, çiçekler başlarını kaldırmış.

O anda güneş yeniden gülümsemiş, yağmur damlalarının içinden geçerek gökyüzüne renkli bir kemer çizmiş. Çocuklar,

– Gökkuşağı çıktı! diye sevinçle zıplamış.

Pofuduk, Huysuz Rüzgar’a dönmüş:

– Gördün mü? Sen nazik esince, ben yağmur bırakınca gökkuşağı bile ortaya çıktı. demiş.

Rüzgar utangaç bir sesle,

– Belki de artık o kadar huysuz değilim. diye mırıldanmış.

Pofuduk kahkaha atmış:

– O zaman adın “Şen Rüzgar” olsun. Çünkü bugün herkesi sevindirdin.

Şen Rüzgar bu yeni ismi çok sevmiş. O günden sonra esmeden önce içinden üçe kadar saymayı alışkanlık haline getirmiş: “Bir, iki, üç…” Böylece ne kapılar sert çarpmış, ne de çocukların şapkaları uçmuş.

Çocuklar rüzgarı duyduklarında artık korkmaz olmuşlar. Gökyüzüne bakıp,

– Pofuduk ve Şen Rüzgar bugün hangi bulut oyununu oynuyor acaba? diye merak ederlermiş.

Gece olunca yıldızlar parlayıp gökyüzünü süslerken, Pofuduk sessizce uzanır, Şen Rüzgar da hafif bir ninni gibi eser, çocukların kulaklarına masallar fısıldarmış.

Gökten üç minik ışık damlası düşmüş; biri gökyüzüne bakan meraklı çocukların kalbine, biri Pofuduk’un pamuk gibi yumuşak yüreğine, biri de artık huysuzluğu bırakıp dostluğu seçen Şen Rüzgar’ın şarkısına karışmış.

İşte Bulut ve Huysuz Rüzgar masalı burada bitmiş; ama rüzgar estikçe, bulutlar şekilden şekle girdikçe bu masal gökyüzünde yaşamaya devam etmiş.

Bulut ve Huysuz Rüzgar Masalı Testi

Soruyu cevapla, doğruysa bir balon patlasın. İstersen her zaman Önceki / Sonraki soruya geçebilirsin. 🎈

1. Masaldaki küçük bulutun adı nedir?

2. Huysuz Rüzgar neden kendini kötü hisseder?

3. Pofuduk, Huysuz Rüzgar’dan ilk olarak ne ister?

4. Birlikte yaptıkları hangi olay herkesi sevindirir?

5. Masalın sonunda Huysuz Rüzgar’ın yeni adı ne olur?

6. Bulut ve Huysuz Rüzgar Masalı’nın ana mesajı nedir?

1 / 6