Zelda'nın Cesaret Yolu – Küçük Kahramanın Macerası

Bir varmış bir yokmuş… Uzak diyarların birinde, güneşin sabahları altın ışıklarla pencerelerden içeri sızdığı, kuşların şarkı söylediği sessiz ve neşeli bir kasabada Zelda adında küçük bir kız yaşarmış. Zelda, diğer çocuklardan farklıymış; o, cesaretin ve iyiliğin gerçek anlamını kalbinde taşırmış. Sabahları okul yolunda arkadaşlarıyla koşar, akşamları ise yıldızlara bakıp hayaller kurarmış.
Bir gün, kasabanın meydanında herkesin merakla baktığı büyük ışık taşı sönmüş. Işık taşının kaybolmasıyla birlikte kasaba karanlığa gömülmüş. İnsanlar korkmuş, çocuklar endişelenmiş. Zelda ise gözlerini kocaman açmış ve fısıldamış:
“Işık kayboldu… ama neden?”
Tam o sırada, yaşlı bir kaplumbağa yavaş adımlarla Zelda’nın yanına gelmiş. Gözleri bilgelikle parlıyormuş.
“Zelda, bu ışığı geri getirecek kişi cesaretini kalbinde taşıyan tek kişidir
Zelda heyecanla sormuş:
“Ben mi olabilirim”
Kaplumbağa başını sallamış:
“Cesaret korkusuz olmak değildir Zelda Gerçek cesaret kalbinin sesini dinlemektir”
O anda Zelda karar vermiş. “Ben ışığı geri getireceğim” demiş kendi kendine. Kaplumbağa gülümsemiş ve ona yola çıkması için rehberlik etmiş.
Zelda okul çantasını almış ve yola koyulmuş. Orman boyunca yürürken, ağaçların yaprakları fısıldıyormuş ve rüzgâr hafifçe saçlarını okşuyormuş. Yolun sonunda parlayan bir ışık gözüne çarpmış ama ışığın etrafı gölgelerle çevriliymiş.
“Korkma”, fısıldamış rüzgâr.
Zelda derin bir nefes almış:
“Ben Zelda Işığı geri almaya geldim”
Gölge ani bir sesle konuşmuş:
“Sen küçüksün Senin yapabileceğin bir şey yok”
Zelda dik durmuş:
“Ama kalbim büyük ve cesaretim var”
O anda ışık taşından sıcak bir enerji yayılmış ve gölge geri çekilmiş. Zelda ışığa yaklaştıkça kalbi hızla atmış ve kendini cesur hissetmiş. Taşa elini uzattığı an, ışık taşının parıltısı kasabaya geri yayılmış ve karanlık ortadan kaybolmuş.
Köy halkı şaşkınlıkla bakmış. Küçük kızın, sadece cesareti ve iyi kalbi sayesinde ışığı geri getirdiğini anlamışlar. Kaplumbağa tekrar ortaya çıkmış ve gülümseyerek söylemiş:
“İşte gerçek kahraman Zelda Gerçek cesaret büyüklükte değil cesarette gizlidir”
Zelda başını eğmiş ve gülümsemiş:
“Ben sadece kalbimi dinledim”
O günden sonra Zelda kasabanın kahramanı olmuş ama o hâlâ hayal kuran, meraklı küçük bir kızmış. Her sabah okul yolunda arkadaşlarıyla koşar, akşamları yıldızlara bakar ve kalbindeki cesaret ışığını hep canlı tutarmış.
Kasaba halkı, çocuklara şunu öğretmiş: Gerçek kahramanlık korkusuzlukta değil, iyilik ve cesaretle dolu kalpte gizlidir. Zelda’nın macerası nesiller boyu anlatılmış ve her çocuk onun cesaretiyle büyümüş.
Ve derler ki, Zelda’nın ışığı her zaman parlamaya devam eder, çünkü cesur ve iyi kalpli çocukların kalbinde masallar sonsuza kadar yaşar.
Bu efsanevi masal Atiye tarafından çocuklar için google da paylaşılan özgün etiğitici bir kahramanlık hikayedir.
