Rüzgarla Yarışan Çocuk Masalı

Bir varmış, bir yokmuş…
Dağların göğe uzandığı, rüzgarın dar sokaklarda ıslık çaldığı bir köyde Efe adında bir çocuk yaşarmış. Efe, okuldan gelir gelmez ayakkabılarını çıkarır, toprak yollarda rüzgârın peşine takılıp koşarmış. Ama ne kadar denerse denesin, arkadaşlarına bir türlü yetişemezmiş.
Koşu oyunlarında hep en sonda kaldığı için bazıları alay edermiş:
“Efe koşmaya başlasın, biz çoktan köye varırız!”
Bu sözler kalbini acıtsa da Efe içinden, “Bir gün rüzgarla yan yana koşacağım,” diye söz vermiş.
Bir gün okulda Rüzgâr Koşusu yapılacağı duyurulmuş. Yarış, tepedeki çınardan başlayıp dere kenarındaki köprüde bitecekmiş. Efe önce çekinmiş, sonra akşam annesine dert yanmış. Annesi, saçlarını okşayıp şöyle demiş:
“Rüzgâr bile bazen yavaşlar, bazen hızlanır ama hiç durmaz. Sen de öyle ol. Önemli olan, başkalarından hızlı olmak değil, vazgeçmemektir.”
O gece Efe kararını vermiş. Ertesi günden itibaren her sabah gün doğmadan uyanmış. Köy sessizken o kısa yokuşu tekrar tekrar koşmuş. Nefesi kesilince çınarın gölgesine oturup rüzgâra fısıldamış:
“Benimle dalga geçme, yanımda es yeter.”
Günler geçtikçe dizleri güçlenmiş, adımları uzamış. Efe artık yokuşu durmadan çıkabilir olmuş.
Yarış günü geldiğinde bazı çocuklar yine fısıldamış:
“Efe nasıl olsa en son gelir.”
Efe bu kez üzülmemiş. Kalbinin üzerine elini koyup içinden, “Ben rüzgarla kavga etmeye değil, dost olmaya geldim,” demiş.
Düdük çalınca hepsi fırlamış. Efe ilk anda geri düşmüş, ama sabah antrenmanlarını hatırlayıp nefesini düzene sokmuş. Rüzgâr saçlarının arasından geçerken sanki, “Devam et,” diyormuş. Efe adımlarını hızlandırmış, bir çocuğu, sonra bir diğerini geçmiş.
Köprüye yaklaştıklarında bacakları yanıyormuş, ama annesinin sözleri kulağında yankılanmış:
“Dünden güçlüysen, zaten kazanmışsın.”
Efe son gücünü toplayıp ileri atılmış ve köprüye ilk basan o olmuş. Alkışlar arasında öğretmeni madalyayı boynuna takarken şöyle demiş:
“Efe, sen sadece yarışı değil, korkularını da yendin.”
O günden sonra Efe, sabah koşularına yalnız çıkmamış. Arkadaşları da ona katılmış. Efe her yeni güne başlarken rüzgâra şöyle seslenirmiş:
“Benden hızlı olman önemli değil. Yeter ki pes etmeme yardım et, rüzgar dostum.”
Ve köyde herkes Efe’yi, “Rüzgarla Yarışan Çocuk” diye anmaya başlamış.
