Pisi Kedi Gel Masalı

Sabahın ilk ışıkları evin salonuna usulca girmiş.
Perdenin kenarından incecik bir güneş çizgisi yere kadar uzanmış. O sıcak ışığın tam ortasında, tarçın renkli minicik bir kedi oturuyormuş.
Adı Pisi'ymiş.
Pisi ön patilerini ileri doğru uzatmış, güzelce gerinmiş. Kuyruğunu havaya kaldırdıktan sonra küçük bir ses çıkarmış.
— Miyav!
Yumuşak minderinin üzerinde oturan küçük Ela hemen başını çevirmiş.
Pisi'yi görünce yüzü gülmüş. İki elini ona doğru uzatmış.
— Pisi!
Pisi kulaklarını dikmiş.
Ela bir kez daha seslenmiş.
— Pisi kedi, gel!
Pisi önce Ela'ya bakmış.
Sonra yürümeye başlamış.
Pıt...
Pıt...
Pıt...
Ela sevinçle ellerini birbirine vurmuş.
Şap!
Şap!
Pisi gelip minderin hemen yanına oturmuş.
Ela gülmüş.
— Geldi!
Pisi de ona cevap verir gibi:
— Miyav!
demiş.
Ela elini kedinin sırtına doğru uzatınca annesi yanına oturmuş.
— Pisi'yi yavaşça sevebilirsin.
Ela avucunu açıp Pisi'nin sırtına hafifçe dokunmuş.
Ne kadar da yumuşakmış!
Bir kez daha sevmiş.
Pisi gözlerini hafifçe kısmış.
— Mırrrr...
Ela şaşkınlıkla annesine bakmış.
— Ses!
Annesi gülümsemiş.
— Pisi mutlu olunca böyle mırıldanıyor.
Ela da Pisi'yi taklit etmiş.
— Mııırrr!
Annesi gülmüş.
Pisi başını yana eğip Ela'ya bakmış.
Sanki o da küçük arkadaşının çıkardığı sesi dinliyormuş.
Bir süre sonra güneşin yerdeki ışığı başka bir köşeye kaymış.
Pisi ayağa kalkmış ve ışığın peşinden gitmiş.
Önce bir patisini güneşli yere koymuş.
Sonra ötekini.
Ardından kıvrılıp sıcacık ışığın içine oturmuş.
Ela küçük parmağıyla Pisi'yi göstermiş.
— Pisi?
— Güneşi buldu.
Ela bu kez yerdeki ışığı göstermiş.
— Işık!
Pisi kuyruğunu bir kez sallamış.
Ela yeniden seslenmiş.
— Pisi kedi, gel!
Ama Pisi bu kez gelmemiş.
Güneşin altında oturmaya devam etmiş.
Ela biraz beklemiş.
Annesi elini onun omzuna koymuş.
— Pisi şimdi burada oturmak istiyor. Biraz bekleyebiliriz.
Ela sessizce Pisi'ye bakmış.
Pisi de ona bakmış.
Bir süre sonra Pisi kendiliğinden ayağa kalkmış.
Pıt...
Pıt...
Pıt...
Gelip Ela'nın yanına uzanmış.
Ela sevinmiş.
— Pisi geldi!
Öğleye doğru oyun zamanı gelmiş.
Ela'nın önünde yumuşacık bir kumaş küp varmış.
Küpün bir yüzünde güneş, bir yüzünde balık, bir yüzünde de kocaman mavi bir bulut resmi bulunuyormuş.
Ela küpü eliyle itmiş.
Pof!
Küp yana dönmüş.
Pisi hemen kulaklarını dikmiş.
Ela yeniden itmiş.
Pof!
Bu kez balık resmi yukarı gelmiş.
Pisi merakla yaklaşmış.
Minik burnunu küpe uzatmış.
Fıs...
Fıs...
Ela kahkahalarla gülmüş.
— Balık!
Annesi de gülümsemiş.
— Pisi balığı merak etti galiba.
Pisi küpün çevresinde bir tur atmış.
Sonra patisini uzatıp hafifçe dokunmuş.
Dok!
Küp biraz dönmüş.
Ela şaşkınlıkla bakmış.
— Pisi yaptı!
Bu kez Ela dokunmuş.
Pof!
Ardından Pisi dokunmuş.
Dok!
Ela bir daha dokunmuş.
Pof!
İki küçük arkadaş bir süre küpü sırayla iterek oynamışlar.
Ela Pisi durunca bekliyor, Pisi yeniden patisini uzatınca gülüyormuş.
Tam o sırada mutfaktan hafif bir ses gelmiş.
Tık!
Pisi hemen başını çevirmiş.
Annesi Pisi'nin mama kabını hazırlamış. Yanına da temiz suyunu koymuş.
Pisi küçük adımlarla mutfağa gitmiş.
Ela arkasından bakmış.
— Pisi nereye gidiyor?
— Karnını doyurmaya.
Pisi mamasından yemeye başlamış.
Kıtır...
Kıtır...
Sonra su kabına yaklaşmış.
Lap...
Lap...
Ela bütün sesleri dikkatle dinlemiş.
— Kıtır! Lap!
Annesi gülmüş.
— Pisi bugün bize bir sürü ses öğretti.
Karnını doyuran Pisi bıyıklarını yalayıp yeniden salona gelmiş.
Ela onu görünce elini uzatmış.
— Pisi kedi, gel!
Pisi Ela'nın yanına kadar gelmiş ama bu kez karşısındaki küçük mindere oturmuş.
Ela elini sallamış.
— Merhaba Pisi.
Pisi de:
— Miyav.
demiş.
Bir süre sonra gökyüzünde bulutlar belirmiş.
Pencereye tek bir yağmur damlası düşmüş.
Tik...
Ela hemen pencereye bakmış.
Bir damla daha düşmüş.
Tik...
Sonra bir tane daha...
Tik tik...
Pisi de pencerenin önüne gidip dışarıyı seyretmeye başlamış.
Ela annesinin kucağına oturmuş.
Yağmur biraz hızlanmış.
Tıpır...
Tıpır...
Tıpır...
Ela parmağıyla pencereyi göstermiş.
— Yağmur!
Pisi kuyruğunu patilerinin çevresine dolamış.
Ela, annesi ve Pisi bir süre hiç konuşmadan yağmurun sesini dinlemişler.
Tıpır...
Tıpır...
Tıpır...
Bir süre sonra yağmur hafiflemiş.
Ev yeniden sessizleşmiş.
Akşama doğru Pisi'nin gözleri küçülmeye başlamış.
Ağzını kocaman açıp esnemiş.
— Miaaav...
Ela da ona bakarken esnemiş.
Annesi gülmüş.
— Pisi sana bir şey söylüyor galiba.
Ela merak etmiş.
— Ne söylüyor?
— Dinlenme zamanı geldi, diyor.
Pisi küçük sepetine yürümüş.
Minderinin üzerinde bir tur dönmüş.
Sonra bir tur daha...
Pof!
Kıvrılıp yatmış.
Ela da pijamalarını giymiş ve annesinin kucağına oturmuş.
Evde artık büyük sesler yokmuş.
Yalnızca duvardaki saatin sesi duyuluyormuş.
Tik...
Tak...
Tik...
Tak...
Ela uykulu gözlerle Pisi'ye bakmış.
— Pisi kedi, gel.
Pisi bu kez sepetinden kalkmamış.
Başını yumuşak minderine bırakmış.
Ela biraz beklemiş.
Sonra küçük eliyle uzaktan el sallamış.
— İyi geceler Pisi.
Pisi gözlerini bir an aralamış.
Çok hafif bir ses çıkarmış.
— Mır...
Ela gülümsemiş.
Annesinin omzuna başını yaslamış.
Biraz sonra Pisi sepetinde, Ela da yatağında uykuya hazırlanıyormuş.
Pencereden incecik bir ay ışığı içeri süzülmüş.
Önce Pisi'nin bıyıklarına, sonra Ela'nın battaniyesinin ucuna dokunmuş.
Ela gözlerini kapatmadan önce son kez seslenmiş.
— Pisi...
Sepetten belli belirsiz bir mırıltı gelmiş.
— Mır...
Ela'nın gözleri yavaşça kapanmış.
O gece rüyasında Pisi ile birlikte yumuşacık bulutların üzerinde yürümüş.
Attıkları her küçük adımda bulutlar:
Pof...
Pof...
diye ses çıkarıyormuş.
Pisi önden gidiyor, arada bir dönüp Ela'ya bakıyormuş.
Ela gülerek seslenmiş.
— Pisi kedi, gel!
Ama bu kez Pisi koşup gelmemiş.
Olduğu yerde durmuş ve Ela'yı beklemiş.
Ela küçük adımlarla ona doğru yürümüş.
Pıt...
Pıt...
Pıt...
Pisi'nin yanına ulaşınca ikisi yan yana durmuş.
Pisi kuyruğunu usulca sallamış.
Ela da gülümsemiş.
Artık Pisi'yle oyun oynarken bazen onu çağırabileceğini, bazen bekleyebileceğini, bazen de yanına kendisinin gidebileceğini biliyormuş.
Rüyadaki bulutlar ağır ağır ilerlerken Ela ile Pisi yan yana oturmuşlar.
Pisi yumuşacık bir sesle mırıldanmış.
— Mırrrr...
Ela başını Pisi'ye doğru eğmiş.
Sonra bulutların üzerinde ikisinin de gözleri kapanmış.
Gerçek evlerinde ise gece boyunca yalnızca Ela'nın huzurlu nefesiyle Pisi'nin tatlı mırıltısı duyulmuş.
— Mırrrr...
Sabah geldiğinde iki küçük arkadaş için yepyeni bir oyun günü başlayacakmış.
Ama o gece uyku onlarınmış.
Pisi Kedi Gel Masalı da Ela ile Pisi'nin tatlı uykusuyla sona ermiş.
