İnatçı Eşek Masalı

İnatçı Eşek Masalı Oku

Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil tepelerin arasında, elma ağaçlarıyla çevrili güzel bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte Poyraz adında, gri tüylü, uzun kulaklı, sevimli bir eşek yaşarmış. Poyraz çok çalışkanmış ama bir o kadar da inatçıymış. Bir şeye karar verdi mi kimseyi dinlemezmiş.

Üstelik her fırsatta şöyle söylermiş:

— Dediğim dedik, bildiğim bildik!

Bir sabah çiftlikte büyük bir telaş başlamış. Köy meydanında bahar şenliği yapılacakmış. Çiftliğin sahibi Defne, Poyraz'ın arabasına elma sepetleri, renkli kurdeleler ve çocuklar için kitaplar yüklemiş.

Poyraz sevinçle kulaklarını dikmiş.

— Yaşasın! Şenliğe gidiyoruz! Hem de herkesten önce varacağız!

Defne gülümsemiş.

— Acele etme Poyraz. Geniş yoldan gidersek rahatça ulaşırız.

Ama inatçı eşek burnunu havaya kaldırmış.

— Ben kestirme bir yol biliyorum! Beni takip edin!

Çitin üzerindeki serçe Çıtçıt hemen seslenmiş.

— Cik cik! Dün yağmur yağdı. O patika çamurlu olabilir!

— Ben çamurdan korkmam! demiş Poyraz.

Sonra da kimseyi dinlemeden yürümeye başlamış.

Takır tukur, takır tukur!

Arabanın tekerlekleri dönüyor, Poyraz'ın boynundaki çan neşeyle çınlıyormuş.

Başlangıçta her şey yolundaymış. Fakat biraz ilerleyince toprak yumuşamış, yol daralmış.

Şap! Şup! Şap!

Poyraz'ın ayakları çamura batmaya başlamış.

— Biraz çamurdan ne olacakmış! diye söylenmiş.

Tam o sırada...

GÜM!

Arabanın bir tekerleği kocaman bir çamur çukuruna saplanmış!

Poyraz bütün gücüyle çekmiş.

— Haydi! Çık bakalım!

Araba kımıldamamış.

Bir daha çekmiş.

Yine olmamış!

Son kez kuvvetlice asılınca ayağı kaymış.

— Ayyy!

Çamur sıçrayıp tam burnunun ucuna yapışmış!

Çıtçıt gülmeye başlamış.

— Cik cik! Poyraz, burnunda çamurdan bir benek var!

— Hiç komik değil! diye homurdanmış Poyraz.

Defne yanına gelmiş.

— Poyraz, biraz yardım almaya ne dersin?

İnatçı eşek önce kulaklarını sallamış. Sonra çamura saplanan tekerleğe bakıp derin bir iç çekmiş.

— Peki ama çabuk olalım! Şenliğe geç kalacağız!

O sırada keçi Mercan koşarak gelmiş.

— Mee! Neler oluyor burada?

— Arabamız çamura saplandı! demiş Çıtçıt.

Mercan yerdeki iki sağlam tahtayı göstermiş.

— Bunları tekerleğin altına koyalım!

Defne arabayı hafifletmek için sepetleri indirmiş. Mercan tahtaları getirmiş, Çıtçıt da yukarıdan kuru yolu göstermiş.

— Şimdi yavaşça çek, Poyraz! demiş Defne.

Poyraz derin bir nefes almış.

Bir adım...

İki adım...

Gıcır! Takır!

Araba çamurdan kurtulmuş!

— YAŞASIN! diye bağırmış arkadaşları.

Poyraz sevinçle zıplamış.

— Başardık! Hem de hep birlikte!

Hemen geniş yola dönmüşler. Çok geçmeden köy meydanına ulaşmışlar.

Çocuklar onları görünce neşeyle bağırmış.

— Poyraz geldi! Poyraz geldi!

Küçük bir çocuk eşeğin çamurlu burnunu fark etmiş.

— Poyraz, sen şenliğe gelmeden önce çamur banyosu mu yaptın?

Poyraz kulaklarını oynatıp kahkaha atmış.

— Hah hah! Çamur beni çok sevdi ama ben ondan pek hoşlanmadım!

Çocuklar gülüşmüş. Elmalar paylaşılmış, rengârenk uçurtmalar gökyüzüne yükselmiş. Poyraz da bütün gün neşeyle çocukları seyretmiş.

Akşam dönüş yolunda yeniden iki patikayla karşılaşmışlar.

Defne hiçbir şey söylemeden beklemiş.

Poyraz önce kestirme yola, sonra arkadaşlarına bakmış.

— Çıtçıt, sence hangi yoldan gidelim?

Serçe şaşkınlıkla kanatlarını çırpmış.

— Aaa! Poyraz, gerçekten benim fikrimi mi soruyorsun?

— Elbette! Bugün çamurla yeterince arkadaşlık ettim!

Herkes kahkahalara boğulmuş.

Poyraz geniş yola dönmüş. Boynundaki çan çınlarken neşeyle seslenmiş:

— Artık dediğim dedik değil, birlikte bildiğimiz bildik!

O günden sonra Poyraz yine neşeli, yine hareketli bir eşekmiş ama arkadaşlarının sözlerine de kulak verirmiş.

Gökten üç elma düşmüş. Biri Poyraz'ın, biri ona yardım eden arkadaşlarının, biri de bu güzel masalı dinleyen çocukların başına!