Gölgedeki Elma

Gölgedeki Elma Masalı Oku

Anadolu’nun serin yeller esen bir köyünde, küçük yaşına rağmen doğruyu yanlıştan ayırmaya çalışan Hasan adında bir çocuk yaşarmış. Bir gün, babasına öğle yemeği götürmek için tozlu patikadan geçerken, taş bir duvarın dibinde gölgeye sığınmış kıpkırmızı bir elma görmüş.

Yürümekten yorulmuş, sıcaktan dili damağına yapışmış. Elmayı eline alıp kendi kendine fısıldamış:
“Kimsecikler yok… Herhalde sahipsizdir.”

Susuzluğuna yenik düşüp bir ısırık almış. Tam tadı damağına yayılırken kalbinde bir sızı hissetmiş:
“Ya bu elmanın sahibi varsa? İzinsiz almak doğru mu?”

Tarlaya vardığında dayanamamış, bohçayı açmadan babasına her şeyi anlatmış. Babası sakin bir sesle:
“Evladım,” demiş, “helal lokma, sahibinden izin alınan lokmadır. Yarın bu elmanın sahibini bulalım ki gönlün rahat etsin.”

Ertesi gün birlikte duvarın arkasındaki bahçenin kapısını çalmışlar. Kapıyı, yüzü nur gibi aydınlık Mehmet Amca açmış. Hasan, elmayı bulduğunu, bir ısırık aldığını, hakkını helal edip etmeyeceğini anlatmış.

Mehmet Amca gülümseyip Hasan’ın omzuna dokunmuş:
“Evladım, düşen bir elma için buralara kadar gelmen bile bana yetti. Hakkım sana helal olsun,” demiş ve dalından yeni kopardığı parlak bir elmayı uzatmış.
“Bunu da gönül rahatlığıyla ye; bu, benim ikramım.”

Hasan elmayı alırken şunu kalbine yazmış:
Kimsenin görmediği yerde bile Allah görür; helal kazanılan küçük bir lokma, koca sofralardan daha çok vicdanı doyurur.