Cin Ali Masalı

Bir varmış bir yokmuş… İncecik boyu, çöp şiş gibi kolları ve kocaman gülümsemesiyle herkesin sevdiği bir çocuk varmış. Adı Cin Ali’ymiş. Cin Ali her sabah erkenden uyanır, güneşle birlikte gözlerini açar, dünyaya merak dolu bakarmış.
O sabah Cin Ali farklı bir heyecanla uyanmış. Çünkü bugün ilk kez okula gidecekmiş. İncecik bacakları heyecandan titremiş, elindeki minik sopasını sıkıca tutmuş.
“Acaba okul nasıl bir yer?” diye fısıldamış. “Oyun var mıdır? Yeni arkadaş bulabilir miyim?”
Annesi gülümseyerek saçlarını okşamış. “Okul, öğrenmenin ve arkadaşlığın yuvasıdır Cin Ali'm. Merak ettiğin her şey orada seni bekler.”
Cin Ali küçük çantasını takmış. Çantası neredeyse kendi boyu kadar büyükmüş ama o bunu çok komik bulmuş. Aynaya bakınca uzun ince hâliyle çanta birleşip kocaman bir şekle dönüşmüş.
“Hihiii! Ben kocaman bir kalem gibiyim!” diye gülmüş.
Yolda yürürken kuşlar ona şarkılar söylemiş. Ağaçlar ince gövdesine selam vermiş. Cin Ali her şeye karşı heyecanla el sallamış. Okulun kapısına vardığında kalbi “pıt pıt” diye atıyormuş.
Öğretmeni kapıda onu bekliyormuş. Yumuşacık bir ses tonuyla: “Hoş geldin Cin Ali,” demiş. “Seni burada görmek ne güzel.”
Cin Ali’nin gözleri açılmış. “Gerçekten mi? Ben… ben okulu çok merak ettim!”
Sınıfa girince başka çocuklar da onu görmüş. Kimisi top oynuyormuş, kimisi resim çiziyormuş. Hepsi Cin Ali’nin incecik boyuna bakıp gülümsemiş.
“Gel bizimle oyna Cin Ali!” demişler. “Uzun bacaklarınla çok hızlı koşarsın!”
Cin Ali utanmış ama bir o kadar da sevinmiş. Topu alıp koşmaya başlamış ama ince bacakları o kadar hızlıymış ki bir anda dengesini kaybetmiş ve “puff!” diye yere düşmüş.
Çocuklar önce şaşırmış ama hemen yanına koşmuşlar. “Canın acıdı mı?” diye sormuşlar.
Cin Ali gülümsemiş. “Biraz” demiş, “ama arkadaşlarım yanımda olunca hiç kötü hissetmiyorum.”
Öğretmen onları izleyip başını sallamış. “İşte okul böyle bir yer” demiş. “Düşsen bile seni kaldıracak bir arkadaşın olur.”
Ders zamanı başlayınca Cin Ali kalemini eline almış. İnce uzun parmakları kalemi tutarken sanki dans ediyormuş. İlk defa harfleri öğreniyormuş. “A… a… a…” diye tekrar etmiş.
Öğretmeni gülümsemiş. “Aferin Cin Ali! Harfi çok güzel söyledin.”
Cin Ali gururla dikilmiş. İncecik gölgesi tahtanın üzerine uzun uzun düşmüş. “Okul çok güzelmiş!” diye sevinmiş.
Günün sonunda öğretmen herkesin sırasına tek tek uğramış. Cin Ali’nin yanına geldiğinde ona minik bir yıldız çıkartması vermiş.
“Bugün çok cesur davrandın” demiş. “Okula ilk adımını attın. Bu yıldız senin.”
Cin Ali yıldızı eline alınca gözleri parlamış. “Ben… gerçekten başardım mı?” diye sormuş.
“Evet” demiş öğretmeni. “Bugün okulun ışığı sen oldun.”
Eve dönerken Cin Ali yıldızı kalbine bastırmış. Uzun ince gölgesi yol boyunca zıplaya zıplaya ilerlemiş.
“Okula gitmek ne güzelmiş” diye mırıldanmış. “Yarın yine geleceğim. Hem arkadaşlarım var artık, hem de yeni harfler beni bekliyor.”
Gökyüzünden bir yıldız daha parlamış o anda. Sanki Cin Ali’ye selam vermiş.
Ve böylece masal, çocukların yumuşacık uykularına doğru hafifçe süzülmüş.
Cin Ali okula giderken cesareti öğrendi, arkadaşlık öğrendi ve en önemlisi… her yeni günün bir sürpriz olduğunu keşfetti.
İyi uykular küçük kalpler…
Cin Ali Okula Gidiyor Masalı Testi
Cin Ali’nin okul macerasını ne kadar hatırlıyorsun? Soruları cevapla, doğru her cevapta bir balon patlasın. İstersen her zaman Önceki / Sonraki soruya geçebilirsin. 🎈
