Cesur Bluey Masalı

Bir zamanlar güneşin her sabah altın gibi doğduğu, rüzgarın ağaçlarla fısıldaştığı yemyeşil bir mahallede Bluey adında cesur ve meraklı bir köpek yavrusu yaşardı. Bluey’nin kalbi küçük olsa da içindeki cesaret, koca dağlar kadar büyüktü. Her sabah yeni bir macera hayaliyle uyanır, dünyayı keşfetmek isterdi.
Bir sabah Bluey erkenden uyandı. Pencereden dışarı baktığında gökyüzünün her zamankinden daha parlak olduğunu fark etti. Kalbi heyecanla atmaya başladı.
- Bugün farklı bir gün olacak hissediyorum
Yanında uyuyan kardeşi Bingo gözlerini ovuşturarak doğruldu.
- Ne demek farklı bir gün Bluey
- Bilmiyorum ama içimde bir kahraman olma hissi var
Bingo’nun gözleri parladı.
- Ben de seninle gelmek istiyorum
O sırada odanın kapısı yavaşça açıldı ve babaları içeri girdi. Gülümseyerek onları izledi.
- Gerçek kahramanlar önce kalplerini dinler
Bluey merakla sordu.
- Kalbimi nasıl dinleyeceğim
- Doğru olanı yaparak
Bluey bu sözleri düşündü. Kahraman olmak demek sadece güçlü olmak değildi. Cesur olmak ve doğruyu yapmak demekti.
Kahvaltıdan sonra Bluey ve Bingo bahçeye çıktılar. Tam o sırada uzaklardan gelen zayıf bir ses duydular. Sanki biri yardım istiyordu. Bluey’nin kulakları dikildi.
- Bunu duydun mu Bingo
- Evet biri yardıma ihtiyacı var
Bluey hiç tereddüt etmeden koşmaya başladı. Bingo da onun peşinden gitti. Ses onları büyük eski ağacın olduğu yere götürdü. Ağacın altında küçük bir kuş titriyordu. Kanadı sıkışmıştı.
Kuş korkuyla baktı.
- Lütfen yardım et
Bluey yavaşça yaklaştı.
- Korkma seni kurtaracağım
Bingo endişeyle sordu.
- Ya yapamazsak
Bluey derin bir nefes aldı.
- Denemeden bilemeyiz
Bluey dikkatlice dalı kaldırdı. Biraz zorlandı ama vazgeçmedi. Kalbi hızla atıyordu. Sonunda dal hareket etti ve kuş özgür kaldı.
Kuş sevinçle kanatlarını çırptı.
- Teşekkür ederim kahraman Bluey
Bluey şaşırdı.
- Ben kahraman mıyım
- Evet çünkü korkmana rağmen yardım ettin
Kuş gökyüzüne doğru uçtu. Bluey’nin kalbi mutlulukla doldu. O an kahraman olmanın ne demek olduğunu anlamaya başladı.
Tam geri döneceklerken rüzgar aniden güçlendi. Ağaçlar sallandı. Bingo korkuyla Bluey’ye yaklaştı.
- Bluey korkuyorum
Bluey de korkuyordu ama kardeşine baktı. Güçlü olması gerektiğini biliyordu.
- Ben buradayım Bingo seni koruyacağım
O sırada bir uçurtmanın ağaca takıldığını gördüler. Uçurtma mahalledeki küçük bir çocuğa aitti. Çocuk üzgün gözlerle yukarı bakıyordu.
- Uçurtmam gitti
Bluey ağaca baktı. Çok yüksekti. İçinde korku vardı ama aynı zamanda yardım etme isteği daha güçlüydü.
- Onu indireceğim
Bingo şaşırdı.
- Ama çok yüksek
- Cesaret korkunun yokluğu değil korkuya rağmen devam etmektir
Bluey ağaca tırmanmaya başladı. Her adımda kalbi hızlı atıyordu. Ama durmadı. Sonunda uçurtmaya ulaştı. Dikkatlice tuttu ve aşağı indi.
Çocuk sevinçle bağırdı.
- Sen gerçek bir kahramansın
Bluey gülümsedi. İçinde sıcak bir mutluluk vardı.
Akşam olduğunda Bluey eve döndü. Annesi onu kapıda karşıladı.
- Bugün ne öğrendin Bluey
Bluey düşündü.
- Kahraman olmak güçlü olmak değil vazgeçmemekmiş
Annesi gururla gülümsedi.
- Sen zaten her zaman cesurdun
Bluey o gece yatağına uzandığında gökyüzüne baktı. Artık biliyordu. Kahraman olmak büyük şeyler yapmak değildi. Küçük iyiliklerle dünyayı değiştirmekti.
Bingo yanına sokuldu.
- Yarın da kahraman olacak mıyız
Bluey gülümsedi.
- Her gün olabiliriz
O günden sonra Bluey her zaman yardım etmeye devam etti. Korktuğu zamanlarda bile kalbini dinledi. Çünkü gerçek kahramanların gücü kaslarında değil kalplerindeydi.
Ve o günden sonra mahallede biri yardıma ihtiyaç duyduğunda herkes aynı şeyi söyledi
- Bluey gelir ve yardım eder
Bluey sadece bir köpek yavrusu değildi. O cesaretin, sevginin ve iyiliğin gerçek kahramanıydı.
Gökten üç elma düşmüş. Biri cesur olanlara, biri kalbini dinleyenlere, biri de bu güzel masalı okuyanlara.
