Bayram Sabahı Murat'ın Mutluluğu

Bir varmış, bir yokmuş. Baharın en güzel günlerinden birinde, küçük bir mahallede yaşayan Murat adında sevimli bir çocuk varmış. Murat, Ramazan ayı boyunca sabırla beklediği bayram sabahına sonunda kavuşmuş. Günlerdir içini ısıtan o heyecan, sonunda gerçek olmuş.
Güneş daha yeni doğarken odasına yumuşacık bir ışık dolmuş. Pencereden süzülen sabah serinliği, sanki bayramın geldiğini fısıldıyormuş. Murat gözlerini açar açmaz heyecanla yerinden fırlamış.
- Anne bugün bayram değil mi
Annesi mutfaktan gülümseyerek seslenmiş.
- Evet Murat bayram sabahı geldi
Murat’ın kalbi sevinçle dolmuş. Hemen babasının yanına koşmuş. Babası aynanın karşısında hazırlanıyormuş.
- Baba ben de seninle bayram namazına gelmek istiyorum
Babası sevgiyle başını okşamış.
- Tabii ki geliyorsun bugün birlikte gideceğiz
Murat hızla hazırlanmış. Yeni bayramlıklarını giymiş, ayakkabılarını dikkatle bağlamış. Aynaya baktığında kendini biraz daha büyümüş gibi hissetmiş.
Sokaklar henüz sakindi ama camiye doğru yürüdükçe kalabalık artıyormuş. Herkesin yüzünde huzurlu bir gülümseme varmış. Kuşlar bile daha neşeli ötüyormuş sanki.
- Baba herkes neden bu kadar mutlu
- Çünkü bayram kalplerin birleştiği gündür
Camiye vardıklarında Murat etrafına hayranlıkla bakmış. Herkes yan yana durmuş, bayram namazını birlikte kılmış. Namaz bitince insanlar birbirine sarılmış, bayramlaşmış. O an Murat, kalbinin içinin sıcacık olduğunu hissetmiş.
Murat da babasıyla birlikte büyüklerin yanına gitmiş.
- Bayramınız kutlu olsun
Saygıyla eğilip ellerini öpmüş. Büyükler de onun başını okşamış ve harçlık vermiş.
- Aferin sana ne güzel büyümüşsün
Murat’ın yüzü sevinçle parlamış. Ama onu en çok mutlu eden şey harçlık değil, insanların sevgisiymiş.
Eve döndüklerinde annesi kahvaltıyı hazırlamıştı. Masada çeşit çeşit yiyecekler ve rengârenk bayram şekerleri vardı. Tatlı kokular tüm evi sarmıştı.
- Anne şimdi şeker toplamaya gidebilir miyim
- Önce kahvaltını bitir sonra gidebilirsin
Murat sabırsızca kahvaltısını bitirmiş. Küçük torbasını alıp dışarı çıkmış.
Mahalle bambaşka bir hale bürünmüştü. Kapılar açık, insanlar neşeli, çocuklar koşuşturuyordu. Herkes bayramın sevincini paylaşıyordu.
Murat ilk kapıyı çalmış.
- Bayramınız kutlu olsun
Kapıyı açan teyze gülümsemiş.
- Senin de bayramın kutlu olsun
Avucuna şekerler bırakmış. Murat teşekkür edip diğer kapıya geçmiş.
Her kapıda sıcak bir karşılama varmış. Şekerler, çikolatalar, küçük harçlıklar… Ama en güzeli insanların içten gülümsemesiymiş.
Bir süre sonra arkadaşlarıyla karşılaşmış.
- Murat senin torba doldu mu
- Daha yeni başlıyorum
Hep birlikte kapı kapı dolaşmaya devam etmişler. Kimi kapıda şarkılar söylemişler, kimi kapıda kahkahalar atmışlar.
Bir evin kapısında yaşlı bir nine onları karşılamış.
- Hoş geldiniz çocuklar
- Bayramınız kutlu olsun
Yaşlı nine her birine şeker vermiş.
- Böyle neşeli olun hep
Murat’ın kalbi yine sıcacık olmuş.
Bir süre sonra Murat sokağın sonunda yalnız oturan yaşlı bir dede görmüş. Yavaşça yanına yaklaşmış.
- Bayramınız kutlu olsun dede.
Yaşlı adam şaşkınlıkla gülümsemiş.
- Kutlu olsun evladım.
Murat eğilip elini öpmüş. Dedenin gözleri dolmuş.
- Uzun zamandır kimse bayramlaşmaya gelmemişti.
Murat torbasından birkaç şeker çıkarıp uzatmış.
- Bunlar da sizin olsun.
Dedenin yüzünde kocaman bir gülümseme oluşmuş.
- Sen çok iyi bir çocuksun.
O an Murat bayramın en güzel hediyesini almış gibi hissetmiş. Bu hediye ne şekerdi ne para… Bu, bir kalbi mutlu etmekti.
Gün boyunca arkadaşlarıyla oynamış, şekerlerini paylaşmış, gülmüşler. Mahallede kahkahalar yankılanmış.
Öğleden sonra Murat eve dönmüş. Torbası dolmuştu ama kalbi daha da doluydu.
- Günün nasıl geçti Murat
- Hayatımın en güzel günüydü
Babası gülümsemiş.
- Peki en çok neyi sevdin
Murat biraz düşünmüş.
- İnsanların mutlu olmasını
- Ve birlikte olmayı
Akşam olduğunda Murat yatağına uzandı. Torbasındaki şekerlere baktı. Artık onların sadece şeker olmadığını biliyordu. Her biri bir gülümseme, bir sevgi ve bir hatıraydı.
Gözlerini kapatırken fısıldadı.
- Keşke her gün bayram olsa.
Sonra kendi kendine gülümsedi. Çünkü artık biliyordu ki, kalbinde sevgi oldukça her gün bayram gibi olabilirdi.
Ve o günden sonra Murat sadece bayramlarda değil, her gün insanlara gülümsemeye ve iyilik yapmaya devam etti.
Gökten üç bayram şekeri düşmüş; biri paylaşmayı bilenlerin, biri büyüklerini unutmayanların, biri de bu masalı sevgiyle okuyanların başına.
